Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
ÜLKEMİZ ARICILIĞINDA YAPILMASI GEREKENLER
#1
Yıllardan beri kendi kaderlerine terkedilmiş Türk arıcılığı, 2005 yılı itibariyle yüzeysel bir operasyon kapsamına tabi tutulmuştur. Gerek Avrupa ve gerekse Arap ülkelerine, Organik bal statü sünede tabi olan arı ürünlerimizin ihracattan, şekerden yaptırılmış bal olması dolayısıyla geri iade edilmesine ne zaman dur denilecek.

Baldaki yabancı maddelerin analizi ile ilgili, laboratuar, teknik personel ve kullanılmak üzere gereken aletlerin acilen alınması gerekmektedir. Komşu ülkelerden, ithal ederek iç pazarlarda satışına izin verilen arı ürünlerinin, bir kısım menfaatçilerin işlerine yaradığı unutulmamalıdır.

Ürettikleri arı ürünlerini satamamanın veya hak ettiği gerçek değere verememenin, acı fatura koçanlarının sayıları her geçen gün artmaktadır.
Orman köylülerini kalkındırma projelerinin uygulandığı kesimlerde, vatandaşlarımızın ürettikleri Arı ürünlerinin istenilen düzeyde piyasa bulamayışından dolayı, belkide başlanılan yere tekrar dönülmesini sağlayacaktır.

Mademki Orköy var, neden işletilemiyor?

Neden paralel çalışma programları uygulanamıyor?

Burada sadece bal konusuna saplanıp kalmak istemiyorum. Her çeşit mesleki alanda olduğu gibi Arıcılık alanında da saplantılı üretim sisteminden özellikle uzak durmamız gerekmektedir. Alanında uzman kadrolarla sürekli bir eğitim seferberliğinin başlatılarak Türk arıcılık sektörünün olması gereken en üst sıralara taşınması sağlanmalıdır.

Görevi bekletene değil, Görevi vaktinde yapana verme sloganını destur edinerek, Arıdan elde edilen tüm ürünlerin üretilmesi hususunda gerekli teknik bilgiler, Arıcılarımıza verildiğinde inanıyorum ki çok kısa sürede ülke ekonomimize büyük katkıların olacağı bir gerçektir.

-Her alanda olduğu gibi arıcılık alanında da mesleki eğitimin şart olduğuna inananlardanım. Bu eğitim İl Müdürlüklerinin l5-20 gün gibi çok basit verilen kurslar neticesinde verilecek arıcılık bilgileriyle, ülke arıcılığımızın hiç ilerleme kaydedeceğine inanmıyorum.

-Dünya her alanda olduğu gibi, arıcılık alanında da dev adımlarla ilerliyor. Çok ama çok geç kaldığımızı hatırlatmak istiyorum.

-Kendini sürekli yenileyen, bilimsel arıcılık sistemlerine ayak uyduran diplomalı-diplomasız, arıcılık mesleğini, severek ve hileye kaymayarak yapmak isteyen vatandaşları takdir etmek gerekir.

-TÜRK ARICILIĞININ BAŞINA NE GELMİŞSE, EĞİTİM DÜZEYİ NE OLURSA OLSUN, SIRF BU İŞİ PARASAL OLARAK DÜŞÜNEN, İŞİN EHLİ OLMAYAN İNSANLAR YÜZÜNDEN GELMİŞTİR.

Siz Kahramanmaraş’lı meslektaşlarıma verilmek üzere hazırlamaya çalıştığım özellikle kendi deneyim ve tecrübelerim daha sonra Zir.Müh.Ahmet İNCİ ve Zir.Yük.Müh.Dr.Ertaç TUTKUN beyefendilerin araştırma ve buluşlarını da ilave ederek hepinizin anlayacağı bir durumda kaleme aldığım bu eseri saygılarımla takdim ediyorum.

Pek uzun sayılmayacak bir zamanda siz kıymetli meslektaşlarıma yılların birikimiyle ilgili arıcılık bilgi ve deneyimlerimi aktarmaya çalıştım.

Bundan sonraki zamanlarda da ömrüm olduğu müddetçe inşaallah arıcılığın tüm alanlarındaki bilgi ve deneyimlerimi anlatarak sizleri hem bilimsel hemde pratik bilgilerle donatarak daha ileriye götürmeye çalışacağım.

Temennim halkımızın sağlığını düşünerek , hileden sakınarak tertemiz arı ürünleri üreterek, tüketime ve dolayısıyla Ülke kalkınmasına katkıda bulunmanızdır.

Hepinize bundan sonraki meslek yaşantınızda başarılar dilerim.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi