Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
MEVŞİM ÇALIŞMALARI TANIM
#1
Arıcılıkta başarılı olabilmek için iyi bir bakım, iyi bir besleme ve iyi bir koloni yönetimi bilgisine sahip olmak gerekir. Bunun sonucunda doğa şartlarından en iyi bir şekilde yararlanmak mümkün olabilmektedir. Maksimum verim alabilmek ancak ve ancak çok güçlü kolonilere sahip olmakla temin edilebilir.
Şöyle ki : Narenciye balının hesabı, kolonilerin iyi bir kışlatmaya sokulmadan yapılması gerekmektedir.

Yukarıda ifade ettiğimiz gibi kolonilerin kontrolleri hava sıcaklıklarının artmaya başladığı günlerde yapılmalıdır. Ancak mecburiyetten doğacak istisnalar bunun dışında kalacaktır.

Eylül Ayının 20’siyle Ekim Ayının 20’si arasında yapılması mutlak gerekli olan Güz beslemesi yapılamamışsa, yeterli bal stokunun olmayışı dolayısıyla açlıktan olabilecek toplu ölümlerin engellenebilmesi için seri bir bakım uygulaması, söz konusu aksaklıkları ortadan kaldıracaktır.

Havaların 14-22 oC arasında olduğu bir zamanı takip ederek kolonilerin kapakları açılmalı, arıların terk ettikleri çerçeveler toplanıp, dış parazit ve mikroplardan (sporlardan) korunması yapılarak temiz bir yerde istiflenmelidir.
Bu arada arılara verilmek üzere önceden hazırlanmış arı keki varsa zaman kaybedilmeden kolonilere dağıtımları yapılmalıdır.

Arıcılıkta tecrübe kazanmış meslektaşlarım bu kısa bakım anlarında kolonilerinin açlık problemleriyle karşı karşıya kaldıklarını ilk bakışta anlayacak ve çarelerine başvuracaklardır.

Henüz amatör olanlara yapacağım önerim; tecrübeli arıcıların yanlarında pratik ve deneyimlerini artırmalarıdır. İlimizdeki birçok arıcı meslektaşlarımın tecrübelerinin yetersizliğinden 1996 Baharında uzun süren rutubetli ve yağışlı havalarda açlıkla yüz yüze gelen kolonilerine şeker şurubu vermeleri neticesinde belki tamamı diyemeyeceğim ama tahminen % 75’inin nosema hastalığına yakalandıklarını tespit etmiştim.

Bu neticeden yola çıkacak olursak, erken ilkbaharda açlıkla burun buruna gelen kolonilerin mutlaka katı besin olan arı keki ile beslenmeleri sağlanmalıdır.
Buna mukabil İlimizde sanki çok kıymetli bir arı besini imiş gibi kullanılan boyalı veya sade akideli şekerlerin arılara verilmesinde sayısız sakıncalar vardır.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#2
Ahmet bey merhaba ,

Benim danışmak istediğim 2 konu var.
1- Bursa civarında nektar akımı ne zaman başlar, gerçi sizin bölge buraya biraz uzak ama en azından şerbetleme için erikler açmaya başladığında diye bir tabiriniz var. Bunda da bu şekilde bir örnek varnıdır?
2- İlkbaharda kovan bakımı havaların 15 dereceyi geçtiği dönemde yapılmalı diye sürekli okuyoruz. Örneğin bazen şubat ayının güneşli günlerinde de hava sıcaklığı 17-18 dereceye çıkabiliyor. Subat ayında da olsak 16-17 derece sıcakta kovan bakımı yapılabilirmi, yoksa marttan önce bu işe kalkışmak hatalımı olur. yada şu şekilde sorayım şubat ayının sıcak günlerinde ( 16-18 derece ) arılara şerbet versek yararımı olur, zararımı olur, yoksa marta kadar hava sıcakta olsa kek harici yiyecek vermeyelim mi?

Kalın sağlıcakla,
Ara
Cevapla
#3
Selamünaleyküm dostum.
Bursada nektar akımının başlama tarihini bölgede bir arıcı dostuna sormak daha akıllıca olur kanaatindeyim.
Bakım mevzusu evet l5 dereceyi yakaladığınızda hızlı bir şekilde yapmanız (Üzerinde arı olmayan veya az olan petekleri alın, yiyecek stoğunu kontrol edin ve kek verin) en uygun olan sistemdir.
Şerbetle beslemede sakın yanlış anlamayasın dostum, amatörce bu işe başlayanların zarar etmemeleri için kek üzerinde durduğumu anlamışınızdır. Deneyimini artıran dostlarımızın ARIYI SIKIŞTIRDIKTAN sonra azar azar ve kolonilerin bu şerbeti tüketip tüketmediklerini kontrol etmek kaydı ile şerbet vermeleri uygun olur.
Umarım neleri vurgulamak istediğimi anlamışınızdır. Allah cümlemizin işlerini kolaylaştırır inşaallah.
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#4
s.a ahmet bey
51 günlük besleme sistemi bize pek uymuyor
çünki arı dışarıdanda nektar geldiği için kemerler sırlıyor
biz bu 51 gün şerbet olayını 51 gün kek versek nasıl olur?
birde OĞUL olayı hakkında bize biraz bilgi verirmisiniz.
arı yı oğula gitmesini engellemek. oğul iç güdüsü nasıl kırılır..
yada arıyı bilerek oğula bırakmak için neyapmalı..
ikinci oğulun içinde bir sürü ana arı oluyor bunlar nasıl kullanılabilir
OĞUL KONUSUNDA mümkünse deteylı bilgi nizi rica ediyorum
sonuçta bu arı ırkının günümüze gelmesinde büyük rolü var.
cevabınızı bekliyorum tşk
Ara
Cevapla
#5
Selamünaleyküm .
5l günlük besleme sisteminin size uymayabilir a). Kendi yörenizdeki en az nek tar akımı dahil, yüklü nektar akımına kadar bu işlemi sürdürün. b) Verdiğiniz şerbetin miktarını arıyı basmış olduğu çerçevelerden geri adım atmayacak düzeyde 51 günlük şerbetlemeye devam edin. c) Koloni ne kadar verirsem tüketiyor ilkesi değilde, peteklerde sırlamaya meyden vermeyecek miktarda devam etmelisiniz. d) Şerbetin arıya sağlamış olduğu atak olayını kek ile kesinlikle yakalayamazsınız, sadece arıyı oyalamış olursunuz. O yüzden erken ilk baharda arıyı olası açlık tehlikesi mevzuunda kek vermelisiniz.
Oğul mevzuatı tamamen kullanmış olduğunuz arı ırkının GENETİK özellikleri ile direkmen bağlantılıdır. a) Oğulcul bir arı ırkının ana arılarını mutlaka genç bulundurun. b) Gerek şerbetle beslemede gerekse hızlı nektar akımının başladığı günlerde arıya İŞ VERME (Petek verme sistemi sitemizde var) konusunu iyi kullanmalısınız. c) Tabanı 9 çerçeveyi basan ve baskın kapalı yavrusu olan arılarınızı tabanda tutmayın üzerine ilaveyi verip çalışma sahasını genişletin.
Oğul içindeki ana arıları birer çerçeve bölüm yapıp başka arılardanda takviye alarak kullanabilirsiniz, bunun dışında çiftleşmemiş ana arı istikbal vadetmeyeceğinden, kafeste saklama işinde işçi arılar tarafından iptal edilme riski nerdeyse yüzde yüze yakın orandadır.
Oğul verdirme konusunda birincisi yüksek miktarda beslemeye tabi tutup, ilave atmamak. Oğulcu genetik yapısına sahip ırk taşımak.
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi