Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Arıcılıkta Bölgesel Irk Kullanılması
#1
Değerli meslektaşlarım, Yurdumuzun deniz seviyesinden yükseklik konumuna göre, hali hazır bulunan arı ırklarımızın kullanılmasının nedenli önemli bir mevzu olduğunu biliyor musunuz?
Arı sağlığı konusunda,

Bal ve mumda antibiyotik veya arı zararlılarına karşı kullanılan ilaçların artık madde kalması konusunda,

Mevsimsel bakım ve koloninin geliştirilmesi konusunda,
Arı ürünlerinin ambalaj ve markalaşma konularında,
Vs, vs , vs, vs .

Yüzeysel veye derinlik arz eden her tür konularda sürekli olarak ortaya konan fikir veya sistemlerden bahsedilen yurdumuzda, ne yazık ki bölgesel olarak(deniz seviye yüksekliği) kullanılması gereken arı ırklarımız konulu hiç bir panel veya sempozyum düzenlenmemiştir.
Böyle bir panel veya sempozyum düzenlendi diyebilmeniz için, yurdumuzda ki koloni başına düşen 17 kilogramlık ortalama bal rekoltesinin en az 25 kilograma çıkması gerekirdi.
Eğer bu konunun ne denli can alıcı bir konu olduğunun farkına varılmış olsa, milli ekonomimize nedenli bir katkıda bulunacağı anlaşılmış olsaydı uzun yıllardan beri bu mevzu çok ince detaylarıyla birlikte incelenir ve bir sonuca bağlanırdı.

Şimdi konunun detaylarına girelim inşaallah.

1- Deniz seviyesine sıfır ile, 300 mt rakım yüksekliği arasında yetişen bitki örtülerimiz ve bu bölgelerimizdeki baskın baskın gen tabiri olarak ta bulunan arı ırklarımızın çok acilen tespit edilmesi gerekir.

2- Yine sıfır ile, 300 mt'lik rakım yüksekliklerinde sabit arıcılık yapan dostlarımızın ellerindeki arı ırkları ile, o bölgelere gezginci arıcılık statüsünde gelen dostlarımızın konakladıkları süre içerisinde, hangi arı ürünlerini ne düzeyde elde ettiklerinin karşılaştırılması gerekir.

3. Yukarıdaki iki madde kendi içinde sabit ve seyyar arıcılık yapan dostlarımızın ürün karşılaştırılmasındaki farkla ilgili idi. Oysa asıl konu, aynı seviyede kışlatılan arılarda koloni takip formları tutularak, ilk bahara çıkan kolonilerin gelişme ve performans fizibilitelerinin ortaya konması gerekir.

4. Bölgede bulunan arı ırkları ile, seyyar olarak konaklayan arıcılarımıza ait ırklarımızın aynı rakım yükseklikleri arasında, aynı eşit şartlarda bakım ve beslemeler yapılarak, sonuçta elde edilen arı ürünlerinin ne düzeyde elde edildiğinin açığa çıkartılması gerekir.

5. Deneme yanılma yöntemi için vaktin çok geç olduğu şuurundan yola çıkılarak, Anadolu'muzda bulunun arı ırklarımızın zaten özellikleri bilindiğine göre, her bölgeye ait bölgesel hibritlerin sabit arıcılarımızda korunması için her türlü imkanın devlet tarafından desteklenmesi gerekir.

6. GDO'lu tohumlarda ortaya çıkan nahoş sonuçların Anadolu arıcılığımızda, dönüşü çok yüksek bedellerle telafi edileceği gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Muhterem dostlarım. Konumuzla ilgili maddeleri daha fazla detaylandırmak istemiyorum; çünkü çok uzun ve kapsamlı araştırmalar yapılması gerekir.
Fakat ben gerçekten bu vatan topraklarında arıcılığı biliyorum ve bu meslekten geçimimi temin ediyorum diyen insanların bu konu ile ilgili gerçekleri gizlemelerinin ahirette ne büyük veballerinin olduğunu da hatırlatmak isterim.

Bilinen bir gerçeği sizlerle paylaşayım dostlarım. Yurdumuzun ihtiyacı olan arı ürünlerinin ne kadarının ithal edildiğinin farkında mısınız?

İklim mi yok? Bilgimi yok? Arımı yok? Arıcımı yok?

Hani bir espiri vardı ya, un var, şeker var, yağ var ne duruyorsun, HELVA YAPSANA.
Arkadaşlar. Sizler bağlı bulunduğunuz birliklerinizi, onlar merkezi, merkezdekiler devletin ilgili kurumlarını uyararak yukarıdan aşağıya anlatmak istediklerimin ne kadar önemli olduğunun anlaşılması lazım.

Yoksa yarın bir gün, ithal edilen binlerce ANGUSLAR gibi, sizlerde binlerce KOLONİ ithal etmek zorunda kalırsınız.

Yok yahu daha neler diyen varsa, koloni başına ortalama bal, polen ve diğer arı ürünlerinin rekolte durumlarına bakıp gerçeği anlasınlar lütfen.

Olaya birde yurdumuzda üretilen ana arıların talep edildiği bölgelere ırk özellikleri bakımından uyup uymaması açısından bakmamız lazım.

İşte bu yüzden, rakımsal ve bölgesel olarak hangi arı ırklarımızın kullanılması gerektiğinin çok iyi analiz yapılması lazım.

Bu tespit öncelikle arıcı meslektaşlarımızı hangi Arı ırkı ile çalıştığı ve ne kadar rakım yüksekliklerinde bulunması gerektiğini; en önemlisi ise çalışması gereken arı ırkından en yüksek limitte hangi arı ürününü elde ettiğinin bilincinde olmasını sağlayacaktır.

Trakya'da, Marmara'da, Ege'de, Akdeniz'de, Güneydoğu ve Doğu anadolu'da, Karadeniz ve iç Anadolu'muzda hangi arı ırklarımızın, öncelikle deniz seviyesinden sıfır ila 300 mt yüksekliklerinde (Sabit arıcılık için).

Kışlık (Seyyar arıcılık için) olarak konaklamalarda, bulunulan yerdeki arıların oğul ve çiftleşme dönemlerinden önce bölgenin izole alanlarından uzakta konaklama yapılmasının çok önemli olduğununda bilinmesi gerekir.

Aslında yapılacak iş o kadar kolay ki dostlarım, yeter ki canı gönülden konunun ehemmiyeti anlaşılıp arıcılara anlatılsın.

Artık konu ile ilgili kurum veya şahıslar, Arı ırkları ile ilgili gen bankasının kesinlikle kurulup bir an evvel bu vatanımızın arıcılarına bulundukları bölge veya seyyar arıcılıkta kullanılması gereken ırkı mecburi olarak kullandırmalıdırlar.

İnşaallah bu konuda sizlere anlatmak istediklerimi anlamış ve gereği üzere hareket etme yollarını tercih etmiş olursunuz.

Allah cc hazretleri cümlemizin her alanda ilmini artırıp hazmını da kolaylaştıra inşaallah.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#2
ALLAH razı olsun
Ara
Cevapla
#3
sagolasınız
Ara
Cevapla
#4
Tıpkı insanlarda olduğu gibi arılarda da üstün ırk yoktur.Ancak doğal ortamında başarılı olan ırk vardır.
Cevapla
#5
SELAMÜN






















SELAMÜN ALEYKÜM.
Ahmet bey bölgelere göre arı ırkı diyorsunuz ve bunun cok önemli olduğunu yazıyorsunuz.Ben Marmara bölgesinde Yalovada kafkas melezi ile calışıyorum.burada kovan başı 5 kg 10 kg cok nadir 15 kg bal alınıyor.
Üstat sorum kafkas Yalovaya uygun bir arı ırkı deyilmi. Tabiki burada sucun coğu arıcıda doğru bilgi edinip uygulamamak.Ben ilkbaharda şerbetleme yapardım ama düzenli deyil sizin yazılarınızdan öğrendiğim 51 günlük şerbetleme ve diğer koleni yonetimini bu sene arılarıma uygulayacağım İNŞA ALLAH başarılı olurum
Ahmet bey sizin arılarınız karniol bende Yalovada bu ırkı düşünüyorum.Sizce yanlışmı düşünüyorum, sizin tecrubeniz daha cok zahmet olmazsa bana bilgi verebilirseniz teşekkür ederim
Ahmet bey karniol yalovada da olur derseniz,sizden bu sene ana arı alabilirmiyim.Böyle bir imkanınız varmı.Üstat son bir soruda karniol ana arısını kafkas melezi bir kovana sizin sitenizde ana kabulu yazınızda gectiği gibi verebilirmiyiz. değişik ırkya,foromon kokusu falan,bu konudada tecrubelerinizi bilgilerinizi yazarsanız teşekkür ederim. ALLAH CC emanet olun.SELAMÜN ALEYKÜM












Ara
Cevapla
#6
51 günlük şerbetleme yöntemi .... İlginç yeni duydum.. İnşallah ayrıntıları da öğeniriz.
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi