Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Arıcılıkta Yeni Bir Sezona Doğru
#1
Nihayet 2009 sezonunun'da son günlerine gelmiş bulunmaktayız. Hiçbir zaman ümitlerimi kaybetmedim; ancak siz dostlarıma aktarmaya çalıştığım konuların başında gelen GEN bankası hususunda ne kadar haklı olduğumu hamt olsun teyit etmiş durumdayım.
Biz sadece arıcılık alanında gen bankasının kurulması yönünde ısrarlı konulara girmedik. GDO' lu tohumların Anadolu çiftçiliğimize nasıl bir darbe vurduğunu, gerek yazılı gerekse görsel medyadan mutlaka izlemişsinizdir.

Tohum alanındaki çöküntülerin, Arıcılık sektöründe dahada elem verici bir durumda olduğunun maalesef hiç kimse farkında değil dostlarım.

Daralan arı meralarına birde rakım yüksekliğine göre uygulamaya konmayan arı ırklarımızı ilave edecek olursak, koloni başına düşen bal oranlarının sürekli olarak düştüğünü sizlerde anlayacaksınız.

Artık, geriye dönüşün imkansız olduğu bir dönemeçteyiz.

Sadece, YAPILMASI LAZIM'larla,

Sadece, OLMASI GEREKLER'le,

Sadece, KONUŞMALAR'la,

Sadece, REKLAMLAR'la,

Sadece RESİM PANAYIRI haline gelen sitelerle, üzgünüm ama muhterem meslektaşlarım bu işler yükseliş yerine yerin zemmine doğru çökmeye devam etmektedir.

Allah aşkına, herhangi bir tv kanalında rastladığınız arıcılıkla ilgili programı dikkatlice izleyin.
Bir köşeye sıkışmış, adeta son bir nefes almak için çırpınan Anadolu arıcılığına kim ne yapıyor, kim ne diyor, kim nasıl rant peşinde koşuyor, kim kime yağcılık yapıyor o zaman anlayacaksınız.

Vurgulamak istediğim bu konuya en güzel cevabım, Yurdumuzdaki bal üretimimizin koloni başına düşen ortalamanın neden l3 ila l6 kilogramdan yukarı çıkamadığı sorusunun ana sebebini siz dostlarımında anlamanız içindi.

Varsa yoksa, sürekli ahkam biçen işin ehli olmayan ekip başı ve ekiplerin arıcılık sektörümüzü nerdeeeeeen, nereye getirdiklerini bir zahmet bir daha yargılayın.

İstisna şahsiyetli, arıcılık mesleğimize gönül veren meslek aşığı olan kardeşlerime sonsuz hürmet ve saygılarımı sunmaktan da kıvanç duyarım.

Ancak mesleğimizin diğer dalları maalesef, kesinlikle layık olmayan ve işin ehli olmayan insanların ellerinde mahvı perişan olmaktadır.

Örneğin, polen üretimimizi detaylı bir şekilde araştırın.

Ülkemizin ihtiyaç duyduğu polen miktarının yüzde kaçını üretebiliyoruz???????

Arı sütü üretimimizi araştırın.

Ülkemizin ihtiyacı olan miktarın ne kadarını üretebiliyoruz????

Arı zehri üretimimizi araştırın.

Propolisi araştırın,

Bal mumunu araştırın,

Haydi bakalım dostlarım, bağlı bulunduğunuz birimlere neden bu konular hakkında sizleri eğitmediklerini, öğretmediklerini ve özellikle yönetici konumunda bulunan vatandaşlara bu konuları gerçekten bilip bilmediklerini bir zahmet sorun.....!!!!!!

Hakkınızı helal edin dostlarım, ben kendini arıcılığın tüm dallarında kendisini yetiştirmeyen insanların birlik veya kurum başlarında olmayı hak etmedikleri görüşünde olan birisiyim.
Hak edilmeyen hakkı, hak etmeyene verdiğiniz veya teslim ettiğiniz zaman kesinlikle halinizden şikayet etme gibi bir lüksünüzün olmadığını hatırlatmak isterim.

Dört mevsimin tüm incelikleri ile yaşandığı Cennet köşesi Anadolu'muzda hala arıcılık sektörümüz dev adımlarla geriye gidiyorsa; balık misali bir yerde baştakiler KOKUYOR DEMEKTİR.

Devletimizin kesmiş olduğu desteklemelere kafa tutan beyler.

Hakkıyla uzatılan desteği suistimal yapmadan gerçekten kullandığınıza Allah indinde mutmain misiniz???????

Kendi yakınlarınızı kaş göz oyunlarıyla kayırmadığınızdan emin misiniz???????

Allah aşkına samimi olalım, eğip bükmeden, dost doğru olalım.

İhanet kelimesi, ağır bir itham olacak ancak, yürütülmeye çalışılan arıcılığımızın sorumluluğunu taşıyanların, ihanet mi? Yoksa hizmet mi ettiklerini siz saygı değer dostlarımın takdirlerine bırakıyorum.

20l0 Yılı, yani yeni bir sezon, tüm Anadolu arıcılarımıza hayırlı ve bereketli olur inşaallah.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#2
Selamün aleyküm değerli hocam, sizin tavsiyenize uyarak 51 gün şerbetlemeye işini 2 yıldır yapıyorum ve faydasını da görüyorum hamdolsun.
Ancak 20 ila 18 derecelerde seyreden sıcaklıklar; İnegöl ve çevresinde yağışlı hava dolayısıyla(Allah bilir ya) 12 ila 15 derece,geceleri de 5 ila 6 dereceye düşüyor gözüküyor.
Şimdi bu durumda sıcaklıklar yükselinceye kadar, bir kaç gün şerbetlemeye ara vermeli miyim? yoksa devam mı etmeliyim? Muhabbet ve hürmetlerimle..
Yusuf PEKMEZCİ
Ara
Cevapla
#3
Ben de Yusuf Bey'in sorusunun cevabını merak ediyorum.Bu soru dört senedir cevasplandırılmamış gibi duruyor.Hiç olmazsa şimdi cevaplandırılırsa hem istifadeye meder olur hemde geçte olsa cevap bekleyen soru karşılığını bulumuş olur.
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi