Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 3/5 - 4 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
YÜKSEK MİKTARDA BAL ALMA YÖNTEMİ
#1
Yıllardan beri bir çok meslektaşlarımın kendi aralarında yaptıkları sohbetlerde sürekli olarak istedikleri hedefleri bir türlü tutturamadıklarını söyleyip durduklarını gördüm.

Ne yazık ki bu sohbetler, sadece bir yakınma ve şikayet sınırından öteye geçmemektedir.
Arıcılıkta en güzel yol, yeterli bir tecrübe ve deneyim düzeyine gelene dek, her sezonun başlangıcından, sezon sonuna kadar yaptığınız her şeyi not tutmaktan geçmektedir.

Ve sezon sonunda tutmuş olduğunuz bu notların değerlendirmelerini yapıp hedeflediğiniz miktarda verim alıp alamadığınızı yargılamalısınız.
Sürekli olarak, iklim şartlarından, arının gelişmemesinden vs kendinizce sebepler ortaya koyup onlarla oyalanarak zaman kaybetme yolunda yürümekten acilen vazgeçmelisiniz.

Üç yıl aynı sonuçlarla yolunuza devam ediyorsanız, ellerinizi şakaklarınıza dayayıp, tutmuş olduğunuz notlarında veri tabanlarını değerlendirmeye alarak yapmış olduğunuz yanlışlığı ortadan kaldırmalısınız.
Sitedeki bir çok yazılarımda bu konuya defalarca değinmiştim, ancak bu yazımda olaya tüm detaylarıyla değinmeye çalışacağım.

l- Öncelikle, kullandığınız arının arıcılık yaptığınız yöreye uyum yapıp yapmadığına kesin kanaat gelmeniz gerekmektedir.

2- Güz askeri veya kış askeri tabirleri kullanılan, Eylül ayı içinde başlayıp, Ekim ayı içinde son bulacak olan şuruplama işini yapmanız gerekmektedir. (Bölgesel güz askeri şuruplama tarihleri değişken olabilir.)

3- Parazit, Yumurta dönemi arı hastalıkları ile, ergin arı hastalıkları ile (Varsa) mücadelesinin yapılması gerekmektedir.

4- Yaşlı ana arıların değiştirilmeleri sezon içinde en geç Ağustos ayı içerisinde tamamlanması gerekmektedir.

5- Gerekli tüm işlemleri yaptığınız halde, sıhhatli bir kışlamaya hazırlanamayan kolonilerinizi hiç vakit kaybetmeden, doğal flora kokulu oda parfümleriyle birleştirmelisiniz. Zayıf onlarca arı kolonisinden güçlü birkaç koloni daha fazla verim demektir.

6- Bölgesel ve yöresel arıcılık bilgilerini yurdumuzun tüm bölgelerine adapte edemeyerek, arının yeterli balı var şerbetleme (Şuruplama) işine ne gerek var yanlışına düşülmemelidir. Unutmayın ki ana arı Eylül ayına kadar mevcut nektar ve polen akışına eş değerde yumurtlamaya devam edecektir. Amacımız, mevcut kolonilerimizi kış mevsimine yeterli yiyecek ve en yüksek asker kapasitesi ile hazırlayabilmektir.

2006 sezonunda ortaya çıkan arı sönmelerinin ana faktörlerinden bir tanesi de, güz mevsiminin uzun ve KURAK geçmesinin olduğunu hatırınızdan çıkarmayın.
Kovan içinde yapılması gereken tüm işlemleri tamamlayarak, kışlık düzene geçme işinde ise yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.

l- Kovanlarınızın uçuş deliklerini güney istikametinde olmasına gayret edin.

2- Kovanlarınızı toprak zemin üzerine bırakmak yerine, en az yerden 35 cm yüksekliğe kaldırmalı ve uçuş deliği yönünde % 2 ila % 3 lük bir meyil vermeye gayret edin.

3- Kovan içinde arılı peteklerin haricinde kalan boşlukları, öncelikle bir bölüm tahtası ile bölüp, kalan boşluğu rutubet emici maddelerle doldurmalısınız.

4- Çerçeve üzerine kapatacağınız örtü bezlerinin rutubet emici bezlerden olmasını sağlamalısınız.

5- Kovan içinde oluşabilecek rutubetli havanın, düzenli bir şekilde kovandan dışarı atılabilmesi için, örtü bezinin bir köşesinden 1 cm lik havalandırma deliği açmalısınız.

6- Gerek yağışlardan dolayı, kovan deformasyonuna, gerekse yağışların kovan saçlarına vuruş seslerinden koloni içindeki arıların strese girmelerine engel olmak için, kovan kapaklarının üzerine ambalaj kartonu döşemelisiniz.

7- Şeffaf ve ışığı geçirebilen naylonlardan ziyade koyu renkli naylon brandalar tercih etmelisiniz. Zira ışı geçirebilen naylon malzemelerin aralarına arıların girerek öldükleri bilinen bir gerçektir

8- Koruyucu naylon brandanın, kovanların üst kapaklarındaki ön havalandırma deliklerini kapatmamasına dikkat etmelisiniz.
Yukarıda vermiş olduğum, kovanların toprak seviyesinden yükseklik miktarı ılıman veya orta şiddetli kış şartları içindir. Aşırı kar yağışı alan bölgelerimizde arılarını kışlatacak olan meslektaşlarımızın, kendi bölgesel ve yöresel tedbirlerini almaları gerekmektedir.

İzah etmeye çalıştığım doğrultularda, kış dinlenmesine bıraktığınız kolonilerinizi erken ilkbaharın ilk günlerinde, sürekli olmamakla beraber ısının uygun olduğu günlerde işçi arıların kolonilere polen taşıdıklarını gördüğünüz anda, kek verme zamanının geldiğini anlamalısınız.

Arı bu kadar erken uyandırılmaz, arı kekle beslenmez, aşırı giderse durduramazsınız gibi asılsız yorumlarla zaman kaybetmemelisiniz. Muhterem dostlarım kaç kolonilik arınız olursa olsun. Şu asılsız tabiri kullandığım yorumlara takılmak veya takılmayıp kalkınmak sizin anlayış ve maddi imkanlarınız dahilinde yapabileceğiniz oluşumlardır.
Erken ilkbaharda asıl yapılmaması gereken ise, şurup şeklinde yapılacak olan arı besleme şeklidir.

Değerli meslektaşlarım, seyyar arıcılık yapan ve bu işi yıllardan beri devam ettiren meslektaşlarımın dahi, birçok sezon yeterli düzeyde verim alamadıkları bir gerçektir.
Şekerden bal olayına çalışanlara söyleyecek Hiçbir sözümün olmadığını bir kez daha belirtmek istiyorum.

Sabit arıcılık yapan meslektaşlarımın ise bulundukları yerin, nektar akış tarihi ile geriye dönük bir hafta boş, kalan gün sayısını 51 gün hesaplama sistemi ile arılarını düzenli bir beslemeye tabi tutmamalarından kaynaklanmaktadır.
Bu beslemenin ilk periyotu, katı besleme sistemi olan kek ile, ısının l6 – l7 derecelik düzeye çıktığı günler itibariyle de şerbetle besleme (Şurupla) besleme sistemine geçilmesi gerekmektedir. “ Şurupla Besleme sistemine geçildiği günlerde olası bir soğuk hava sisteminden dolayı beslemeye şurupla değil kek ile devam edilmelidir; aksi takdirde soğuk ve rutubetli bir havada verilecek şerbet arılarda barsak enfeksiyonlarına sebep olmaktadır”.

Arkadaşlar, 5l gün besleme meselesinden şunları çok iyi anlayıp kavramalısınız. Bildiğiniz gibi işçi arılar 2l günde petek gözlerinden çıkmaktadırlar. 5l günlük zaman içinde iki defa peteklerinizden genç işçi arı çıkacak demektir.
Bu 42 gününüzü alacaktır. Gerek dilden dile, gerekse literatürlerde bal arıları ömrünün son 10 gününde en yüksek tarlacı (Nektar toplama) arı seviyesine gelmektedir.

Dikkat ederseniz 51 günlük besleme gün sayısı ile 42 günlük yavru çıkma süreci arasında 9 günlük bir zaman vardır.
Ve yine yukarıda yaptığım açıklamada nektar akımının başlangıcından bir hafta önce beslemenizi tamamlayın demiştim. Evet dostlarım anlatmak istediğimi kavradığınız zaman ve uygulayarak ta denediğiniz zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Şimdi 51 günlük besleme sürecinde yapılması gerekenlere gelelim.
İklim şartlarının uygun olmadığı zamanlarda kek ile (Katı besleme), uygun olduğu zamanlar şuruplama ile (Sıvı besleme) yaptığınız günlerde arılarınızda yumurta alanlarını hızlı bir şekilde genişlettiklerini göreceksiniz.
Bu şekilde bir genişlemeyi gözlemlediğiniz anda, en az l0 gün kadar arınızı bölüm tahtalarınızla sıkışık düzende götürün (Kuluçkalıkları dolu olmayan arılar için) .

Kuluçkalıları dolu arılar içinse, yine on günlük bekleme sürecinde kışlık stok olarak bıraktığınız ballı çerçevelerden bir veya iki tanesini alıp, muhafaza etmek üzere bir kovana stok yapınız.
Aldığınız ballı peteklerin yerine ise, elinizde bir önceki sezondan saklamaya aldığınız örgülü ve parlak peteklerden arının sarkmasına cevap verecek şekilde koloniye vermeniz olmalıdır.
Bu şekilde yapacağınız uygulama, koloninin ballı petekleri düzenleme ve ana arının yumurta atacağı alanları temizleme esnasındaki zaman kaybını en az süreye indirecektir.

Umarım vurgulamak istediğimi anlamışınızdır.
Bir sezon öncesinde arıların örgü yaptığı ancak nektar akışının bittiği günlerden kalan çerçeveleri yukarıda bahsettiğim sarkma olayı görüldüğü anda, en dış kısımdan değil çerçevelerin orta yerlerinden iki çerçeve arasını açarak vermeniz olacaktır. “Sarkma mevzuatı görünmeden vermeyiniz”
Arkadaşlar, imkanlarınız dahilinde, esmer veya siyahlaşmış petekleri yeni bir sezonda kolonilerinize vermemeye gayret ediniz. Zira bir peteğin rengi ne kadar koyulaşmış ise o kadar o petekten o kadar yavru çıktı demektir. Her canlının bir zar içinde dünyaya geldiğini unutmayalım. Arılarda bir zar içinde dünyaya gelirler. Her yavrunun çıkışında petek gözleri sürekli olarak küçülmekte ve işçi arılarınızında gerek boy, gerekse cüsse bakımından daha cılız çıkmalarına meydan verirsiniz.

Önerim odur ki, eski peteklerinizi ve sağım sonunda elde ettiğiniz mumları cüzi bir para karşılığında değiştirmeniz ve sürekli olarak yeni temel petek kullanmanızdır.

Bu açıklama ve öneriden sonra, yeni temel peteğin kolonilerimizin ihtiyaç duyduğu anda verilme şekline gelelim.
Kuluçkalığı doldurmamış ortalama 5 ile 6 çerçeve olan arılarınız sarkma görüntüsünü verdikleri anda, bölüm tahtasını vereceğimiz çerçeve mesafesinde aralayıp veriniz.

Bir iki gün içinde verdiğiniz peteğin gerek arıya gelen tarafı gerekse her iki tarafı işçi arılar tarafından örülmüş ise, en dipteki ballı stok çerçevenin önüne ilk verdiğiniz yönün tersini çevirerek indiriniz.
Bu defa iki veya üç gün bekleyip arının tekrar sarkma yapıp yapmadığını kontrol ediniz.

Eğer sarkma yine kendini göstermiş ise petek verme işlemi aynı, bekleme süreci aynı, fakat dipteki ballı stok çerçeve dahil 3 atlayıp bir önüne çerçeveyi vereceksiniz.

Bu süreç koloni tabanı doldurana kadar aynı atlama ve bir öne verme uygulaması ile kuluçkalığın doldurulması sağlanır.
Kuluçkalıkları dolu olarak erken ilk bahara çıkan arıların daha aktif bir gelişme sergileyeceklerini göz önünde bulunduracak olursak, bize çok büyük avantajlar sağlayacağını da iyi değerlendirmemiz gerekecektir.

Bu şekildeki güçlü kolonilerimizden, beslemeye tabi tuttuğumuz ikinci haftanın tamamlandığı günlerde kapalı yavrulu çerçeveleri, ısının uygun olduğu saatlerde diğer zayıf kolonilerimize destekleme olarak kullanmalıyız.
Bu sisteme, yurdumuzun bir çok bölgelerinde arı seviyeleme işlemi denmektedir.

Değerli meslektaşlarım, konu başlığından buraya kadar anlatmaya çalıştıklarımı çok dikkatli bir şekilde okuyarak zihninizde olayı canlandırmaya çalışınız.

Her bölgenin ama kısa süreli, ama uzun süreli bir nektar akışı vardır.
İster kısa süreli olsun, isterse uzun süreli nektar akışının olduğu yer olsun fark etmez arkadaşlar. Eğer sizler yukarıda anlattığım 51 günlük besleme sistemini tam anlamıyla uygularsanız, nektar akımın ilk günlerinde, Allah cc hazretlerininde izin ve inayeti ile de arılarınız l4 , l6, l8 veya birinci katı ful etmiş olarak hazırlanacaktır.

Bu açıklamayla yukarıda bahsettiğim, işçi arıların ömürlerinin son 10 günlerinde en üst tarlacı arı olma yeteneklerini kazandıkları ibarem arasında lütfen bağlantı kurun.

Ve düşünün arkadaşlar, 80.000 ile l30.000 asker sayısına çıkan bir koloninin tarlacı arı sayısı ile, l5 ile 20 bin askerle nektar akışına kavuşan kolonilerin nasıl bir fark içinde olduklarını düşünün bakalım.

Buraya kadar yaptığım açıklamalara ek olabilecek ve seyyar arıcılık yapan arkadaşlarımızın, ikinci veya üçüncü konaklamak istedikleri yerlerde, mevcut arı mevcutlarını nasıl yönetmeleri gerektiği hususlarını ise SEYYAR ARICILIĞIN İNCELİKLERİ başlıklı yazımda izah etmeye çalışacağım inşaallah.



Ahmet BİRBİLEN
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#2
Selamün aleyküm üstad
Bal akım döneminde ikinci ballığı nezaman atmalıyız veya gerek var mı?
Bunun inceliklerini anlatırmısınız?
Şimdiden teşekkürler
Kal sağlıcakla
Allah'a emanet ol
Ara
Cevapla
#3
Selamünaleyküm
Dostum, 2. Ballığı bulunduğun yörenin nektar (Bal) akım sürecine göre atıp atmamaya sen karar vermelisin. Bir kaç yıllık geriye dönük bilgilerini kafanda tazelediğin veya not tutmuşsan onlara bakıp karar verebilirsin.
Eğer nektar akım süresi devam ediyorsa, (Bilgi ve not sonuçlarına göre) elbette ikinci ballığı atmalısın. Yok nektar akımı kısa sürüyor diyorsan hali hazır arının durumunu sıkışık olarak devam ettir ki YARIM YAMALAK petekli bal elde etmeyesin.
Allah cc hazretleri cümlemize her iki aleme ait işlerimizde kolaylıklar verir inşaallah.
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#4
selamun aleyküm
belki sitede yazıyor ama ,bu sayfayı okumuşken acizhane bir sorum olacak..
nektar akımına göre 51 gün önce den beslemeye alacağımız koloniye soğuk havada kek ,15-17o
den sonra şurup verecez .. peki bu beslemeler kaç günde bir koloni durumuna göre ne miktarda olacak ?şimdiden teşekkürler
Ara
Cevapla
#5
Vealeykümselam.
Dostum, kaç günde bir ibareniz tamamen sizin elinizde bulunan mevcut kolonilerinizin, vermiş olduğunuz besin maddelerini tüketme süresiyle alakalıdır. Engüzel sistem ise, yoğun miktarda vermekten ziyade 250 gramlık keklerle başlayıp, 500 gram ve bir kologramlık miktara çıkmanız olmalıdır.
Allaha emanet olunuz,
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#6
selamun aleyküm sayın hocam.
yüksek miktarda bal alma yöntemi adlı yazınızda aşağıdaki yazıyı detaylı anlatabilirmisiniz.
bulundukları yerin, nektar akış tarihi ile geriye dönük bir hafta boş, kalan gün sayısını 51 gün hesaplama sistemi ile arılarını düzenli bir beslemeye tabi tutmamalarından kaynaklanmaktadır.
yazınızda geçen 51 gün hesaplaması kek verdiğimiz andan itibarenmi ? yoksa şuruba başladığımızdan itibarenmi?
birde kovana arını çoğalması ile verecek olduğumuz peteklerde petek verme sırasını detaylı anlatırmısınız ? kalın sağlıcakla.Allaha emanet olun.
Ara
Cevapla
#7
Hocam merhaba ,

Sizlere 2sorum olacak ; 1- Kovanlardaki rutubetin sirkülasyonu için kovana 1 cm lik delik açmamaızı söylemişsiniz. Benim kovanlarımda havalandırma deliği yok komple ahşap ve üzerinde kapağı var yani arıların giriş deliği hariç bir delik yok birde kovan ile kapak arasına bez koyuyoruz ve bu yaz kış böyle duruyor. Anladım ki biz yanlış yapıyoruz asıl sorum şu. bahsettiğiniz deliği kovan kapağının üzerinden aşağı doğrumu açalım yoksa kapaktan değilde kovanın en üst noktasından yatay mı açalım ?
2-Sizin tavsiyeleriniz üzerine bende soğuk havalarda arılarıma kek vermeye başladım geçen hafta hava sıcaklığı ortalama 16-17 derece idi ve kış sonrası kovanlarımı ilk defa açıp kek takviyesi yaptım bu arada birer adet peteğede hızlı şekilde baktım, Şubatın ilk haftası olduğu için hava sıcakta olsa yaptığımız hatalı bir işlemmi, hava müsaitte olsa şubatın son haftasına kadar kovanları açmanın bir zararı olur mu ?

Bu senenin tüm dostlarımıza verimli geçmesi dileğimle, hoşçakalın
Ara
Cevapla
#8
Selamünaleyküm dostum.
Öncelikle havalandırma deliğini kapakta aşağıdan yukarıya doğru 4 tane l6 mm lik delik açın. Kapağın içindende arıların dışarı çıkmaması için galvenizli elek telini marangozların kullandıkları zımba ile zımbalayın inşaallah.
Şubat ayında ısının l6 ila l7 dereceyi bulduğu günlerin, saat 11 ile en geç 14 arasında bakım işlerini tamamlayın inşaallah.
Allah cc hazretleri cümlemizin işlerini kolaylaştırır inşaallah.
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#9
selamun aleyküm__-
sayın ahmet abi ..51 gün besleme sistemini, kolonileri bal akım tarihine kadar hazırlamayı çok iyi bir şekilde anlatıyorsunuz ve inanın okudukça tekrar okudukça ve tekrar okudukça tam olarak uzmanlaşıp olayı tamamen anlıyoruz ..şimdi bizim memleketimize göre bu sistemi uyarlama konusunda sizden yardım istiyorum..eğer tevazu gösterip zaman ayırırsanız memnun olurum.hemen belirteyim bu zamana kadar sitede sorulan soruları, ayrı ayrı cevaplıyorsunuz zaten .bizde dualarımızı eksik etmiyoruz allah cc senden razı olsun ..
şimdi bizim burda yani giresun sahil şeridinde bu sistemin 2 kriteri var ...1.=bizim burdaki kestane bal akımı ortalama 10 haziranda başlar .51 gün sistemine 12 nisanda başlamam gerekiyor ..ama burdaki iklim müsait olduğu için 1 mart,tan itibaren arılar şurupla beslemeye ve gelişmeye çok müsait oluyor ..ben mart ayını pas geçip 12 nisanı beklemelimiyim .??...2.kriter =burda 10 mayıs ile 25 mayıs arasında fındık ilaçlaması olur ve arılar ilaçlamadan yüksek yaylalara kaçırılır ve geri getirilir ..bu aradada arılar yaylada olacağı için günlük şuruplama imkanım olmayacak ne yapmalıyım..??çok uzun oldu kusuruma bakma ahmet abi
Allah cc hazretleri cümlemizin işlerini kolaylaştırır inşaallah.
Ara
Cevapla
#10
Vealeykümselam.
öncelikle bu aciz kul Ahmet BİRBİLENE yapmış olduğunuz dualarından dolayı şükranlarımı sunarım, Allah cc hazretleri cümlem Ümmeti Muhammeddende razı olur inşaallah.
Dostum, iklim şartlarının müsait olduğunu belirttiğiniz 1 mart tarihi itibariyle arılarını beslemeye alın. Nektar akımına kadar KOLONİLERİNİZİ KENDİ İÇİNDE zayıf olanlara daha güçlü arılarınızdan takviye vererek arılığınızdaki tüm kolonilerinizi, nektar akımının başlangıcı olan l0 Hazirana kadar besleyin.
Dostum, l0 haziran tarihinde tüm arılarınızı Allahın izni ile l6 ila l8 çerçeveye EŞİT BİR ŞEKİLDE hazırlayın,
Allah cc hazretleri cümlemize HELAL, HAYIRLI VE BOL Mahsuller nasip eder inşaallah.
Not: İlaçlamadan kaçıp tekrar dönme işleminde, arılarınzı nakliye esnasında sıcaktan bunalmamaları için örtü bezi yerine ELEK TELİ kullanın, gittiğiniz yerde tekrar elek tellerini alıp ÖRTÜ bezini koyun. Tekrar eski yere gelirken yine ELEK TELİNİ kullanıp aynı takası yapın.
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#11
selamın aleykum ben bır konuda bılgı almak ıstıyorum kovanların boyama ıslemı nası ve ne tarz bır boya ıle yapılmalı tesekurler
Ara
Cevapla
#12
Selamünaleyküm dostum.
Öncelikle, kovanlarınızdaki reçineli budaklar var ise onları, basit bir pürmüz aracılığı ile yakın. Pürüzlü yerleri varsa ahşap zımparası ile zımparalayın. Bu işlemleri tamamlayınca, ilk olarak bezir yağı ile yağlayın, 3 gün sonra Ahşap astar boya vurun, 3 gün sonra açık mavi diğer tabirle parlement mavisi yağlı boya kullanın. Bu boyama tarzı kovanlarınızın çok uzun süre olumsuz iklim ve hava şartlarına dayanıklı olacaktır.
Son günlerde çok daha yüksek maliyetli boya çeşitleri çıktı ancak, aşırı pahalı olmasından dolayı tercih etmedik.
Yukarıda sıraladığım bezir yağı, astar boya ve yağlı boyanın inceltilmesi hususlarını boyayı alacağınız iş yerinden bilgi edinin inşaallah.
Allah cc hazretleri cümlemizin işlerini kolaylaştırır inşaallah.
Selamünaleyküm.
Not: Kovanlarınızın TABANLARINI da boyamayı ihmal etmeyin.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi