Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Arıcılıkta Yıllardır Ertelenenler ve Acı Sonuçları
#1
İçinde bulunduğumuz 2008 yılı'da dahil Ülke arıcılığında, uzun seneler öncesinde yapılması gereken Seyyar arıcılık yol haritası, Yerli ırk arıların korunması, arı meralarının ıslahı, arı hastalıkları ile ilgili geniş kapsamlı laboratuvar ve gen bankasının oluşturulması idi.

Her ne hikmetse, Üniversitelerin araştırma programlarına baktığımızda, Seyyar arıcıların ilk çıkış ve en son varış noktaları arasında nerelerde konakladıkları, konakladıkları yerlerde hangi arı ırklarının bulunduğunu ve bu ırkların deformasyona uğraması ile ilgili Hiçbir çalışma yapılmamaktadır.

Irk özelliklerini araştırmak için, efendim falan yerden şu arıdan, filan yerden bu arıdan örnekler aldık, şu kadar bal topluyorlar, şöyle saldırgan, böyle oğulcul vs, vs.

Bırak kardeşim, bırakın bu laf canbazlıklarını artık. Ya görevlerinizi hakkıyla yapın, Ya da işi gerçekten ehli olan azimkar insanlara bırakın.

Yıllardan beri örnekler toplayıpta dosyalar dolusu, sadece ve sadece ŞÖYLE OLMASI LAZIM, BÖYLE KALMASI LAZIM gibi lafta kalan ibareler kullanmadınız mı?

Gelinen noktalar neler peki? Bu mühim insanların ülkemiz arıcılığına kazandırdıkları veya kaybettirdikleri nelerdir peki ?

Bir yığın kırtasiye harcaması, bir yığın klasör işgali ve halen l3 ile l7 kilogram arasında bal verimi alarak sürüm, sürüm sürünen binlerce arıcı ailesinin içinde bulunduğu çöküntüler.

Varmı? ortada başka elle tutulan, gözle görünen icraatlar. Maalesef kocaman bir yoooooooooooook.

Beyler yurdun Birkaç bölgesinden örnekleri aldınız, üzerinde önemli bulguları araştırdınız, sonuçlar artık elinizin altında, nerde sizin genetikçi bilim adamlarınız?????

Onlarca seneden beri, yaptığınız kongrelerde, panellerde ve arıcılık kurslarında hep konuştunuz, hep anlattınız, yediniz, içtiniz ve gezdiniz. Bu arada maaşlarınız harici yol harcırahlarınızı da alıp ceplerinize indirdiniz.

Gerçek bir araştırma işlerliği ile, gerçek bir bilim adamıda yurt çapındaki arıcıların refah düzeyinin yükselip yükselmemesiyle kıyaslama yapılır.

Nerde bizim l3 ila l7 kilogram arasında bal toplamaya mahkum edilen arıcılarımızın hallerini soran ve onlara gerçekten hizmet veren bilim adamları.
Allah aşkına yeter artık, yeter. Sürekli yabancı ülke bilim adamlarının isimlerinin arkasına sığınarak birşeyler yaptığınız hayallerinden kurtulun artık.

Acizane defalarca bahsettik ve ömrümüz olduğuncada sadece bahis konusu etmeye gücümüzün yettiği arıcılığın bel kemiğini oluşturduğu yukarıdaki konuları iğnelemeye devam edeceğim inşaallah.

Fakat bu vatanın arıcı evlatlarına yapılan tüm haksızlık ve mağduriyetlerin veballerini omuzlarınızda taşıdığınızı, er Ya da geç bir gün hesaba çekileceğinizi unutmayın.

Yerli arı ırklarımız yine yıllardan beri yurt dışından gelen ve hiçbir engel tanımayan, yağmacılar tarafından sürekli olarak kendi ülkelerine götürülmüştür.

Hodri meydan, siz onların ülkelerinden bir ırkı, bizim ülkemizden onların götürdüğü gibi siz ordan getirmeye çalışın bakalım, başınıza neler geliyor!!!!!!!!!!!

Seyyar arıcılarımızın, uyması gereken kurallarla ilgili çalışmalarda çooooook geç kaldığınızı altını çizerek, bir kez daha hatırlatmış olayım.

Arıcıların gerek, seyyar gerekse sabit arıcılık yaptıkları yer ve güzergahlarda arıcılık yaparken, gelecek nesillere talan edilmiş bir anadolu arıcılığını teslim etmeye hiç ama hiç kimsenin hakkı yoktur.

Arı hastalıklarının iklimsel değişiklikler karşısında, hangi aşamalara geçebileceği ise içinde bulunduğumuz 2008 yılında zaten ortada görünen gerçeklerle doludur.

Geçmiş yıllara ait dökümanlar elde iken, sonraki yıllarda hangi merhaleye geldiğide bilinmekte iken, neden ful kapsamlı bir arı hastalıkları araştırma ve tedavi laboratuvar merkezi kurulmadığını kesinlikle ANLAYAMIYORUM.

Yahu, dış devletlerde adamların kullandıkları ve bize uzun seneler sonra gelen, arı zararlıları ve hastalıkları alanlarında ilaçları bulmak için araştırma yapıp sonuçlandıran adamlar uzayın derinliklerinden mi geldiler Allah
aşkına......!!!!!!!!!!!!!!

Hazıra konma, uyuşukluğundan kurtulunmadığı müddetçe daha çook talan edilir bu cennet mekanı ülkemiz.

Anadolu arılarının genetik kaynaklarının yok olmak üzere olduğu bir dönemdeyiz.

Seyyar arıcılığın bilinçsiz bir şekilde yapıldığı ve sadece ailelerini geçindirmek uğruna çabalayan vatandaşlarımızın bence hiç suçu yok.

O ÇİLEKEŞ meslektaşlarıma yol gösterdinizde, güzergah zaman çizelgesi koydunuzda, kanunlar çıkardınızda uymadılarmı???

Gen bankası oluşturmak için yapay tohumlama laboratuarları kaçınılmaz bir gerçektir.

Anadolu arıları gen bankası merkez ünite, etrafında ise bölgesel üsler oluşturulmalıdır.

Bölgelerimizde hali hazır bulunan, eko tiplerin acilen ırk ıslah programına alınması kaçınılmaz bir gerçektir.

Tarımsal alanda biderlik tohum olaylarını göz önüne alacak olursak, arıcılık alanındada aynı HEZİMET'in olacağını kestirmek pekte zor olmasa gerekir.
O halde, Arıcılık alanında, 2008 yılına kadar arı ürünlerindeki yerinde saymaların altında yatan gerçek nedir?

Aksaklık varsa demek yanlış olur, aksaklığa meydan veren yetkililerin hareket etmeyişlerinin sebepleri nelerdir?

Arife tarif gerekmez değilmi dostlarım.

Analayana sivri sinek saz, Anlamayana davul zurna az demiş atalarımız.
Allah c.c. Hazretleri bu güzel vatanımıza merhamet eder İnşaallah.
İşin ehli ve vatanını seven görev bilinçli insanları bizlerle muhatap eder inşaallah.

Allaha emanet olunuz.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#2
ustad
konuyu iyi özetlemişsin
diyecek başka söz kalmamış
tebrikler
Ara
Cevapla
#3
ustad öncelikle saygılar sunuyorum
konuya tam damardan girmişsin ağzına eline sağlık, bu konuda geçde olsa ODTÜ den Aykut Kence -Meral Kence ve Porto Rico üniveristesinden Dr. Devrim Oskay ve Dr. Tuğrul Giray beylerin yüksek katkıları ile 15-18 ağustos tarihlerinde balarılarının ıslahı ve yapay döllendirme kursu düzenlendi kursa yurdun çeşitli bölgelerinden arı yetiştiricileri, ana üreticileri ile bazı arı yetiştiricileri birlikleri ve Ordu Arıcılık araştırma Ens. Ege Tarımsal Araştırma, ardahan arıcılık işletmesi gibi arıcı birlikleride katılarak bu kursu üstün başarı ile tamamladılar.
inşallah bundan sonraki dönemde buraya iştirak etmiş ve sertifikalanmış şahısların veya kurumların ürettiği saf ana arılar arıcılarımızca talep edilerek kullanılır ve arıcılarımızda 15-17 kğ yerine 60-80 kğ bal hasadı yaparlar bundan sonrası artık arıcılarımıza kalmış
Ara
Cevapla
#4
selamınaletküm iyi bayramlar AHMET bey
hasattan sonraki bölmede ( açıkçası bu işe başlayalı en büyük hatamdı) bazı kovanların anaları dönmedi. incelemelerde göremedik bir miktar bekleyelim derken. arada birde 950m rakımdan 340m rakıma indirme sonrası kontrolerde 3 kovanda ana arı göremedim. ikisi sahte ana çıkarana kadar müdaheleyi elimizde olmayan nedenlerden dolayı aksattık ve sirkmek zorunda kaldık. 20 kovan oldu 18 bununlada yetmezmiş gibi en güçlü kolonilerden birini şu zamanda anasız ve yeni yumurtasız görmem. 10 kovanla başlayıp tüm sezon boyunca 20 kovan yapıp 3500ytl ödenek yatırıpta 500 ytllik bile bal almadan bu ayda birde ana porblemi yaşamak neredeyse hevesimi köreltti. ancak yine de kesinlikle arın değil benim zafım olduğunu biliyor sadece benden değil aldığımda dahi zayıf olan katı ancak haziranda atabildiğim bu kovanları bahara sağlam çıkarabilmek için sürekli dualar ediyor elimden geldiği kadar araştırıp okuyup uygulamaya çalışsamda görerek tecrübe eksikliğinden zor durumları yaşıyorum. kusurumu bağışlayın ancak açılabileceğim yegane kapı siz değerli AHMET BİRBİLEN beyin bilgi ve tecrübe kapısıdır. şimdi asıl sorunuma gelince 10 çıta arılı olan anasız kovanı dağıtmak yerine bir ana verebilirmiyiz, daha doğrusu şu anda satınalıp verebilirmiyiz. birde bu aydan sonra arı kayıpları hızla artar ve arı nufusu azalırmı yoksa artık kışlama nufusu belirlemeye başlamışmıdır. yeni yurtalarla oranlayıp kovanların geleceğini tayin etme açısından demek istiyorum.
saygılar sunarım.
Ara
Cevapla
#5
Selamünaleyküm, Muhterem dostum.
Öncelikle saygı bizdendir siz can dostlarıma. Bu günlerde ana verme işini unutman lazım. Arıların kışlık stok denkleştirme işini hallet inşaallah. Koloni nüfusları şu ana kadar ne düzeye gelmişse o durumda kışa girecek demektir. Kovanlarının içlerini daraltma tahtaları (Kontroplakla) ile arının olmadığı yerleri böl ve boşluklarını rutubet emici maddelerle doldur dostum. Bu günlerde arı satın alma fikrinide unut dostum. Allah cc hazretleri ömür verirse inşaallah 2009 sezonuna hazırlanmamız lazım. Bizde en son rütuşları yapıp aynı işlemleri yapıyoruz. Eğer hali hazır elinde bulunan kolonilerinin ana arıları genç ve sıhhatli ise DARALTMA VE KIŞLIK BAL İHTİYAÇLARI mevzuatlarını tam yaparsan zayıf olmaları hiç önemli değil.
Allahın rahatmet ve bereketi Üzerimizde olur inşaallah. Hayırlı günler dilerim.
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi