Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yerli Arı Irklarımızın Korunması ve Islah Çalışmaları
#1
Uzun yıllardan beri seyyar arıcılık yapan meslektaşlarımızın sık, sık karşılarşıtkları en önemli mevzulardan bir tanesi, konaklama yerlerini değiştirdiklerinde arıların belirli süre o bölgeye uyum yapmaları ile ilgili zaman kayıplarıdır.

Arıcı için, elbette bal nerde ise, oraya arısını nakletmektir. Devletin, konu ile ilgili birimleri, arıcının arıdan mahsul elde ederken, arısını naklettiği bölgelerde hangi arı ırkının koruma altında tutulması ile ilgili çalışmaları yapması ana görevi olmalıdır.

Şahsen, mevsimsel olarak açan birtek çiçekte oluşabilecek polen ve balın heder olmamasını düşünen birisiyiz.

Arkadaşlar, kendi bölgelerinize uyum yapmış ancak, Hırçınlığı, Bal toplama yeteneğinin düşüklüğü ve Oğulcul oluşundan dolayı hali hazır elinizdeki arılarınızdan şikayetçi olabilirsiniz.

Ancak, bu şekildeki bir arının birde çok yüksek yumurtlama kapasitesinin olduğunu unutmayın. Hani derlerya HER GÜZELİN BİR KUSURU OLUR diye.
Sizlerde biliyorsunuz ki, her arıcı meslektaşımın ISLAH çalışması hakkında yeterli bilgisi ve bilimsel bilgi kaynağı yok denecek kadar azdır.

Doğal seleksiyon yanında birde seyyar arıcılık devreye girdiği zaman, bölgeler arası arı ırkları adeta bir curcunaya dönüşmektedir.

Çok hızlı gelişen ancak, yukarıda özelliklerini belirttiğimiz arı ırkları (Suriye ve
Ege bölgesinin birkısmında bulunan muğla arısı) seyyar arıcılık dahilinde yüksek rakımlı yaylalarımıza taşındığı zaman bal verimlerinde çok büyük kayıplar oluşmaktadır.

Oğulcul oluşları ve sıcak bölgelerde, özellikle bal hazneleri derin olmayan flora ve çam balı olan alanlarda gayet verim vermektedirler.

Arıcılık alanlarında mera ıslah çalışmaları ve Arı ırklarına göre rakımsal ülke haritasının yıllardan beri yapılması hususunda defalarca , yetişebildiğim mercilere müracatlarda bulunmuşumdur.

Ne gariptirki, cennet mekanı olan, bu güzelim yurdumuzda, arıcılık alanında ne kadar önem taşıyan böylesi acil bir konuda yetkisi olan hiç ama hiç kimse elini dahi kıpırtatmamaktadır.

Arkadaşlar, meyve ağaçlarında tercih edilen ANAÇ ve yüksek verim içinde AŞI KALEMİ olayı vardır.

Neden aynı anaç tercih edilmiyorda, anaç ayrı aşı kalemi ayrı guruplardan tercih ediliyor.

Meyve ağacı örneğini sizler arı ırklarımızın ana hattı, kaliteli mahsül olayınıda erkek hattı olarak bir düşünün bakalım.

Islah çalışmaları aynı zamanda bal arısı genetiğinide çok iyi bilmekten geçmektedir.

Göresel olarak renk, cüsse, usluluk, yüksek bal toplama , oğula eğilim, hastalıklara dayanıklılık, hızlı gelişme vs gibi özellikler her hangi bir arı ırkı için gözün şartlanması dahilinde yapılabilecek tarif özellikleridir.

İşin birde laboratuvar ortamında, genetik yönü vardır. Bir çok isim altında toplanan arı ırklarının, bölgeler arası seyyar arıcılık yapan meslektaşlarımız aracılığı ile ne kadar melezleşmeye uğradığı (F1, F2) gibi konular ancak laboratuvar ortamında anlaşılabilir.

Bu şekildeki bir laboratuvar ortamında, genetik bilgisi olan ve yapay tohumlama yapabilen bilim adamlarımıza çok büyük sorumluklar düşmektedir.
Arıcılıkta üst sıralarda bulunan bir çok devletlerde yukarıda anlatmaya çalıştığım konular tam bir düzen ve tertip içerisinde yapıldığından dolayı, dünyanın dört bir yanına astronomik rakamlarla ana arılar satılmaktadır.
Yurdumuzda yıllardan beri esen kafkas ırkı arı fırtınası bölgelerimizin jeolojik özellikleri hiç hesaba katılmadan yapılmıştır.

Kafkas arısının hortum uzunluğu, yüzeysel veya düşük derinlikte bal özü içeren bitki alanlarında çok bal toplamak gibi görünsede, arının kendi kendini bitirmesi demek olduğu haala anlaşılamamıştır.

Zahmetsiz ve kısa sürede hiç zorlanmadan çok fazla toplamak, arıcının işine gelmekte ancak, arının yavru alanını yok denecek kadar azaltmasına neden olmaktadır.

Arıcı böyle bir durumda, her sezon kafkas arısını ayağa kaldırmak için, takviyelik muğla ve yerli sarı arı satın almak zorunda kalmaktadır.

Arı satın almak gözle görünen yanıdır, satın alınan arının erkek arıları ile diğer arıların melezleşmesi ise hakim hattı tekrar ortaya çıkarmaktadır.

Kısacası SUYU ÇİĞNEYEREK YUTMA gibidir bu olay.
Özellikle sabit arıcılık yapanlar, bölgesel özellikleri üç aşağı beş yukarı aynı olan yörelerin arıları ile üç yılda bir anahat, erkek hat özelliklerine dikkat etmelidirler.

Yapay tohumlama sisteminde, geriye gen çekme mevzusu ne kadar derinleşirse o kadar işçi arılarda sakatlıklar ortaya çıkmaktadır.

Aynı olay doğal seleksiyon ortamında, yıllardan beri devam ettiğinden dolayı, yukarıda bahsettiğim hakim ırk (Erkek yoğunluğu) birçok güzel özellikleri ortadan kaldırmak üzeredir.

Seyyar arıcıları dışlamaktan ziyade, konakladıkları alanlarda sabit arıcılık yapan ve asıl yurdumuzun, arı gen ve ırkları olan arıcıları koruma altına almak gerekmektedir.

Allah cc hazretleri ömür verirse hep birlikte göreceğiz inşaallah, mutlaka ve mutlaka ARI IRKLARINA DAİR GEN BANKASININ KURULMASI GEREKİR.
Bazı vatandaşların, seleksiyon çalışması yapacağım diye ortaya çıkmaları, seleksiyon şartlarının oluşmasından sonra ortaya konması gerekir. Doğal seleksiyonda izole bölge şartı vardır.

Elde bulunan arıların en az 2 yıllık, arı takvimi takip formu olması gerekir.
Özellikle mesai, seleksiyon çalışmasının ana temasını oluşturmaktadır.
Evet değerli dostlarım, seyyar arıcı meslektaşlarımızın nasılki her yıl özledikleri bir yol haritası varsaki vardır.

Yurdumuzda bulunan arı ırklarımızında korunması ve gelecek nesillerimize devri söz konusudur.

Eğer bütün bu anlattıklarımıza ve değindiğimiz noktalara gereken itina gösterilmez ise ülke arıcılığımız çoooook şeyler kaybedecektir.

Her hangi bir mesleki alanda yüksek kapasiteli mevkilere gelmiş olabilirsiniz.
Masa başında ahkam biçmek, arazide insanı perişan eder. Yıllardan beri hor ve hakir görülen deneyimli ancak, tecrübesi ile ayaklı kütüphane olan, garip arıcı meslektaşlarımızın dışlanmaması temennimizdir.

Allah, sırf makam ve mevki hırsından dolayı vurgun yapmak isteyen insanlardan bu memleketi muhafaza eyler inşaallah.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#2
selamınaleyküm AHMET ABİ
bu konuya ilgim çok fazla özellikle anadolumuzun yerli ırklarını korumalı ve sahip çıkmalıyız ama bu konuya hassas olmayan gezginci arkadaşlarımız neredeyse genetik çeşitliliği bile tehdit eder duruma geldiler.
Benim sorunum şundan ibaretir. kendi kovanlarımın cinsinden analar üretmem lazım aslında çok geç kaldım, ancak yaşlı analar kovanların gelişimini olumsuz etkileyip yavaş gelişime sebep oluyor. yaşlı anaları türü koruyarak yenilemek istiyorum. istesem hemen yeni 15 ana alıp rahat edebilirim ancak bu beni haksızlığa gözyummak gibi bir hisse sokuyor. kendi kolonime kendi neslini devam ettirme hakkından mahrum etmemeliyim. 5 ağustosta ana memesi yapması için bir ruşet yaptım. 1. tam yavru 2. çıkmak üzere ve yumurta karışık 3. yumurtalı 4. ballı 5. kabartılan bir çıta vede şurup ilave ederek bölünen kovanların arasına koydum. ancak kovan yeri değiştirip işçi arı takviyesi alamadım. memeleri çıkmaksı yakın kesip ihtiyar anaları iptal didip ana memesi yaparken çıkmak üzere olan memeyide bal çıtaları arasına yerleştirdikten bir gün sonrada yeniyapılan memeleri iptal etmek istiyorum.biraz zor ve riskli olsada türü koruma adına yapabilicim en kolay iş. acaba koloniyi tehlikeye düşürmüş olrmuyum.
Ara
Cevapla
#3
Selamünaleyküm.
Dostum, bizi bundan tam 15 yıl öncesinde üzerine basa, basa durduğumuz konunun ne kadar önemli olduğunu bu kezde senden ifade edildiğini görmek çok mutluluk verici bir olay; kutlarım dostum.
Evet konumuza gelelim. Bak şimdi 5 ağustosta bölüm yaptım diyorsun, o memelerden ananın çıkmasına 4 kalasını hesapla ve 5 gün kalası diğer yaşlı anaları iptal et. O yaşlı analı koloniler hemen meme vuracaklardır. Senin 4 gün kalası bölme arından kendisine bir tane meme bırak ve diğerlerini gayet keskin bir bıçakla, memeye zarar vermeden birazda etrafından az geniş kesip peteği delecek şekilde memeleri diğer yaşlı analı kolonilere montaj yap.
Bu montaj esnasında o yaşlı kolonilerin vurmuş olduğu memelerin tamamını iptal et.
Hem devşirme yaptığın koloniyi hemde meme vereceğin kolonileri düzenli olarak akşam üzeri kovan içinden beslemeyi ihmal etmeyesin. Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#4
selamınaleyküm AHMET abi.
ahmet abi geçenlerdeki yeni ana memesi vererek gençleştirdiğimiz anaların varlığını testimde bir kaç günlük analar olunca içerdeki mevcut kendi ana memelerini yandan delerek iptal etmişlerdi.yalnız birinde iptal edilmeyen meme gördüm oda ana çok taze idi kendileri iptal eder idye müdahale etmedim acaba bu saatten sonraki anaların yumurtlama durumu nasıl olabilir.kolonilerin denetiminde gayet normal erkek arı vardı. ustalar en iyi metodun bir daha ki yıla genç ana arı ile girilmesini söylemekteler.ancak ben biraz geç kaldım ağustos bitmeden bu iş bitmeli idi. bu gençleştirme politikası bizi kışlama için genç arı nufusundan mahrum etmesinden korkuyorum. kovanlarda kum gibi arı var zaten sürekli şurupladım 20 kovandan nerdeyse hiç satabileceğim bal beklentim yok. sadece iyi bir kışlatma ve bahara güçlü 20 kovanla çıkma hedef bu. nisan 15 de aldığımda 10 kovan vardı ve 4 er 5 er çıta arı vardı. çıtaları propolisten ayırmak nerdeyse kırmanın eşiğinde öyle çok prop. toplamışlar. ancak geç yukarı çıktığımdan polen stokum az olduğu tanısındayım.soya unu ile yapay polen yemi vermeyi hedefliyorum bu ay sonunda. kafam karışık kusurumu bağışla abiciğim her konuya değinmek istedim.
Ara
Cevapla
#5
Selamünaleyküm.
Dostum, hatırlarsan daha önceki mevzuda, size ERKEK ARI kovanlarda görünebilir ancak, mevsimin ilerlemesinden dolayı, ERGİN ERKEK ARI mevcudundan endişemiz var.
Ana arının, istikbali düzenli bir seri ERGİN erkek arı ile çiftleşmesine bağlıdır.
Allah cc hazretlerine emanet olasın,
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#6
selamınaleyküm ahmet abi
son cevabınızda tam olarak soruyu anlatamamışım galiba. malum biraz karıştırıyorum. burada sorun ana arının sperm kesesini doldurması için yeterli olgun erkek arı yoğunluğu değill.. sorun ana arı gençleştirme ve arcıların tabirinde o yılın genç ana arısı ile bal dönemine girmek, cümlesindeki olgun genç ana için ağustos son ay mıdır yoksa bu aydan önce bitmelimiydi. bu sorunlar yüzünden ihtiyar bir anayla erken baharda kaybedilen oğullar ve haftalar için baharda keşke demek istemiyorum. yada bir arcı getirdiğimde anayı iptal et başka türden bir ana vereceğiz demesin. çabam bunun için genleştirme. üç tane kovanın ana değişimi biteli bir hafta oldu yarın anaları denetlemeye çalışıcam. gerçek gün dönümünden önce bu işler bitmeli o tarih ekinoks 23 eylül diye tahmin ediyorum.
Ara
Cevapla
#7
Selamünaleyküm.
Dostum, imkanların dahilinde 25 ağustos ile 5 eylül arasındaki zamanda tüm ana değiştirme ve yenileme işlemlerini bitirmeye gayret göster.
Bu tarihler içinde bulunduğun sezonun ana yenileme işlemi için son tarihtir.
Allah cümlemizin işlerini kolaylaştırır inşaallah, afiyetler dileriz.
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#8
s.a
ahmet bey öncelikle size paylaştığınız bilgilerden ötürü tşk ederim.
konulaınızı zamanla okuyup inşaallah bilgimi yükselteceğimi umuyorum.
ilerki dönemlerde nasıl olsa bir şekilde bahsederim belki diye şimdiden bahsedeyim erkan diye bir arkadaş tavsiyede bulundu faydasını görürsün dedi onun tavsiyesi ile sitenize katıldım.
aramız biraz serin istersen benden bahsetme dedi ama yinede rahat edemedim.neyse bu konuyu geçiyorum. sadece bilin diye söyledim.
bir kaç konunuzu okudum okudukça aklıma gelenleri sorayım istedim.
elimde yerli ırk buyuk ihtimalle kafkasa çok yakın (propolois toplayışına dayanarak diyorum) var
birde yığılca diyoruz biz o var. birde iki kovan renk olarak arka kısmın siyah halkalarının arasında turuncuya benzer renk olan bir ırk var. şimdi bu iki kovan anaları diğer analardan daha buyuk mesala şöyle izah edeyim .. bu iki kovanın yaptığı ana lar diğer anaların çiftleşmiş yumurta atan analarından bu iki kovanın çiftleşmemiş yeni anaları daha buyuk..anlata bildim inş.
şimdi bu arıların tek sıkıntısı oğulcu olmaları............bal arısının bal verimi ana hattından, uslu veya saldırgan olmasının sebebi ise baba dan diyorsunuz........ ben bu oğulcu ana ların bu huylarına ne yaparsam engel olabilirim. üç dört gün oldu üç katlı arım oğul attı açtım kovanı 25 çıta mevcud vardı 15 çıtada her çıtada 4-5 tane ana memesi var. sonuç olarak bu ırkın çalışması ve bal verimi çok guzel vaz geçemiyorum ..oğulculuğuna karşı neler yapabilirim.
şimdiden tşk ederim. kolay gelsin.
Ara
Cevapla
#9
Selamünaleyküm Ahmet Efendi dostum.
Öncelikle, bal arılarında GENETİK özellikler elbette kendesini bir sonraki genlere düzenli bir şekilde taşıyacaktır. Bu, elinizde bulunan arıların oğul verme özelliklerinin genetik özelliklerinde olmasının bir ispatıdır. Yani oğul vermesini engelleme gibi imkanının yok demektir. (Sıkı denetim, bilgi ve tecrübe işlevleri ile engelleme durumları olabilir, bu istisna ve çok sıkı takip sistemi ile olur). Ancak bulunduğunuz bölgenin rakım, iklim ve flora durumuna göre oğul verme eğilimi az olan arı ırklarını tercih edebilirsin dostum.
Bu arada, OĞUL VERME EĞİLİMİ YÜKSEK OLAN bir arı ırkına petek verme sistemini sürekli yanaşık düzende değilde, arı petek istedikçe aralardan verme sistemi daha uygundur.
Görüşmek ümidi ile,
Erkana'da selamlarımı söylersin, Allah cc hazretleri cümlemizin işlerinde kolaylıklar ihsan eder inşaallah.
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#10
s.a
sayın ahmet bey arı kovanının havalandırılması hakkında bilgi istiyorum.
şöyleki eski arı cı abiler yaz bile olsa kovan üzeri kalın bir çuvalla örtülmeli diyor
bizim arılara ilk baharda şerbet verdiğğmiz üsten yemliklerin kalkması sonbaharı buluyor arının üşüyebileceğini söylüyorlar arının havalanmasını sadece ön giriş deliğini buyuterek yada daraltarak ayarlayın diyorlar.arılar 15 20 çıta arasında sizce nasıl olmalı.
Ara
Cevapla
#11
Selamünaleyküm Ahmet Efendi.
Dostum, Yazın özellikle aşırı bunaltıcı havalarda üstten havalandırma değilde, imkanlarınızı zorlayıp arının üzerine gölgelik ayarlayın inşaallah.
Arılar kovan içlerini havalandırmak için, içerdeki ısınan havayı dışarı vantilatör görevini üstlenerek yaparlar.
O arıcı ağbeyler dediklerinizde KALIN BİR ÇUVAL tabirini çok fazla abartmışlar dostum. Normal kalınlıkta bir örtü bezi bu işi götürür.
Allah kolaylıklar ihsan eder inşaallah. Dostlarınızada selam ve hürmetler.
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#12
s.a ahmet bey
kendi arılığımda yaptığım ana arı üretiminde sadece çıkacak anaarı nın anasını belirleyebiliyorum baba konusunda elimden gelen bir şey yok.... benim bilmek istediğim arıların genetik hatlarının mesela- BAL YAPMA-HUY-ÇALIŞMA-YAVRULAMA-KIŞLAMA-BAL TÜKETİMİ-HASTALIK DİRENCİ-OĞUL EĞİLİMİ-işte buna benzer özelliklerini daha çok kimden alır ana neyi baba neyi belirlemede etkin olabilir bunu merak ediyorum.belki bu konudada ilerleme sağlarsam kendime ve çevreme daha yararlı arı ırkları konusunda yardımcı olurum..bu konuda bana aktarabilecek bilginize ihtiyacım var.
allah işinizi kolaylaştırsın.. s.a
Ara
Cevapla
#13
Selamünaleyküm Adaşım.
Bal arıları BAL VERİMİNİ ana hattından, Usluluk özelliğini baba hattından alırlar.
Yine bal arıları, oğul verme olayını tamamen Ana genlerinden alırlar.
Yine bal arıları kışlama mevzuatını, hem ana hemde baba hattında bulunan genetik özelliklerinden ortak olarak alırlar. (Bal verimi yüksek bir koloninin zaten kışlaması Allahın izni ile garanti altına alınmış demektir.)
Bunların dışında bahsettiğin konular ise, yöresel olarak iklimlere uyum yapan hibrit özelliklerinde ortaya çıkar.
O yüzden bu sıralamış olduğun başlıklar, tam anlamıyla uzuuuuun, uzun izah edilmesi gereken olaylar.
Ancak zaman içinde elde edeceğiniz deneyimleri, benim kısa ana hatlarıyla değindiğim olaylara sizlerin ellerinizdeki arılarınıza dair, yıllık tutacağınız notlar diğer yazmış olduğun konuları zaten otomasyon sistemi ile cevaplayacaktır.
Allaha emanet olasın, görüşmek ümidi ile.
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi