Arıcılık Bilgi Paylaşım Sitesi Ahmet Birbilen

Tam Versiyon: Arı Kovanları Terk Eden Arılar
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Muhterem meslektaşlarım.

Gerek 2006 gerekse 2007 sezonundaki arı ölümleri, henüz başında bulunduğumuz 2008 sezonuna çok yüksek oranlarda yansımamış olsada, ülke genelindeki duruma baktığımız zaman durumun hiçte küçüksenmeyecek derecede olduğu haberlerini alıyoruz.

Sitemizi yakından takip eden meslektaşlarım hatırlayacaklardır, bir satırlık bir ifade kullanmıştım. “Arıyı kovana kovanıda Allaha emanet ettim” diyenlerin mutlaka bir gün bu yanlışlarını anlamalarının zamanı geldi hatta geçiyor demiştim.

Elbette arının evi kovandır ve Allaha emanet güzel ve doğrudur. Fakat, bütün ihtiyaçları tamamlanmış bir hale getirilen arının Allah cc hazretlerine emanet edilmesi gerekir.

Evet arkadaşlar, yurdumuzun hemen hemen bir çok bölgesinde arıcılık yapan dostlarımdan edindiğim bilgilere baktığımda; düzenli bir sonbahar beslemesinin adını dahi duymayan meslektaşlarımızın olduğunu anladım.

Ayrıca, arı kendi anasını kendisi değiştirir diyenlerin, benim arıya varroa zarar veremez diyenlerin, zayıf kovan güçlü kovan mı olur , kovana girip çıkıyorsa arı vardır diyenlerin, örtü bezi mahiyetinde 25 kiloluk naylon torbaları koyanların olduğu bir ülkedeyiz .

El insaf dostlarım, arıya gereken bakım ve korumayı sağlamaz iseniz, sadece kendinizi değil önce çevrenizdeki arıcıları, zamanla da bölgenizdeki arıcıları tehdit altına almış olursunuz.

Arkadaşlar lütfen bu işi ya adam akıllı yapıp, gayet yüksek verim elde etmenin yollarını öğrenip uygulayın, Ya da bakamadığınız arıların vebali altına girmeden elinizden çıkarın.

Elbette bu sözüme bazı arkadaşlar sitem edeceklerdir. Fakat ne anlatmak istediğim üzerinde biraz düşündüğünüz zaman haklı olduğumuzu anlayacaksınız.

Avrupada arıcılık, amerikada arıcılık, avusturalyada arıcılık, çinde veya rusyada arıcılık şöyle yapılıyormuş filan muhabbetlerini bir yana bırakarak, mışlarda yaşamayı terketmelisiniz.

Zenginin malı züürtün dilini yorar sözü çok güzel bir sözdür.
Bize o adamların, mış'ları değil bizim ne yapacağımız gereklidir. 
Bir sezon öncesinde düşülen hataların ve milli ekonomi olarak cebimizden çıkan paraların hesabını düşünün.

Yeterli teknik bilgilerden yoksun bir şekilde devam ettirmeye çalıştığınız arıcılığınız sizlere kardan ziyade sürekli olarak zarar getirecektir.

Film veya resimleri seyretmekten ziyade, kendi bilinç ve şuur boyutlarınızda olayları canlandırmaya gayret etmelisiniz.

İnsan hayal edebildiği kadar ilerleyebilir.

Özellikle, kovanlarınızı numaralandırıp, koloni yönetim ve kayıtlı takip sistemi arıcılığına geçmelisiniz.

Birkaç sezon içinde sizlerde göreceksiniz ki, kayıtsız ve takipsiz bir şekilde yıllardan beri yürüttüğünüz arıcılığınızın aslında ne kadar verimli bir meslek olduğunu anlayacaksınız.

Özellikle, toplumumuz tarafından faydaları anlaşılan POLEN, ARISÜTÜ, ARI ZEHİRİ VE PROPOLİS üretimlerine eğer yapmıyorsanız, hiç zaman kaybetmeden başlamalısınız.

Acizane, mesleğime yıllarımı vermeme rağmen, sürekli kendimi yenilemeye ve dünyanın neresinde olursa olsun, arı ile ilgili konuları araştırıp, imkanlarım dahilinde geniş çapta yapamasam dahi küçük çapta denemelerimi yapmaktayım.

Sitemizdeki yazıları, geçimimi temin etmeye çalıştığım ana üretimi ve diğer arıcılık dallarına ait konuları bizzat kendim deneyip, uyguladıktan sonra yazmışımdır.

Muhterem dostlarım, konuyu toparlayacak olursak, bilimsel verilere dayalı, bu günün işini yarına bırakmayan insanlar her alanda olduğu gibi bizim mesleğimizde de üstün başarılara imza atacaklardır.

Allah cc Hazretleri, 2008 sezonunda hayırlı ve bereketli hasatlar yapmamızı nasip eder inşaallah.