Arıcılık Bilgi Paylaşım Sitesi Ahmet Birbilen

Tam Versiyon: Türkiye'de Arıcılığın Dünü Bugünü Bölgelere Göre Irk Kullanılması
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Yurdumuzu arıcılık alanında bir tepegözü nazarıyla incelediğimiz zaman gerek ekolojik flora bakımından gerekse arı ırkları bakımından ne kadar zengin olduğunu anlayacaksınız. 

Merhum üstat düşünür ve vatan şairimiz Mehmet Akif ERSOY’un bizi çok derin düşündüren bir sözünü paylaşmak istiyoruz. “SAHİPSİZ BİR VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP OLURSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR.” Söyleyenden Allah razı olur inşallah, ne kadar doğru bir ifade değilmi?
Arıcılık mesleğim olduğundan, yurdumuza sadece arıcılık alanında sahip olalım gibi bir yanlış anlamaya düşmemek gerekir. 

Aklınıza bu cennet vatanı ülkemizle ilgili ne geliyorsa, onların tamamına, vatan ve ulusal bütünlük kavramları başlığı altında, sahip çıktığımız zaman, merhum İstiklal Marşımızın yazarı M. Akif ERSOYUN dediği gibi bu vatan batmayacaktır. 
Şimdi arıcılık alanında yurdumuzun, bitki örtüsü ve ırk zenginliği bakımından ne kadar mükemmel bir durumda olduğunun detaylarına girelim.

Sıfır ile üç bin rakımlarını kendi bünyesinde bulunduran bir ülkenin insanları olarak ne kadar şanslı olduğumuzu, Allah'ın bizlere böyle bir konumda ki kara parçasını bahşettiğine ne kadar şükretsek az olur.
Arıcılığı çok yakından ilgilendiren bitki örtülerimizin, rakım yüksekliğine göre tür ve çeşitleri artmaktadır.

Yurdumuz rakım yüksekliği bakımından çok kısa mesafelerde, hiçte küçümsenmeyecek yüksekliklere çıkabilmektedir. 
Burada asıl değinmek istediğim konu, rakım yüksekliğine göre bulunan bitkilerden elde edilen ballarımızın, bitki ismi ve şifa kaynağı olduğu rahatsızlıklar belirtilerek hasat edilmesi ve yurt dışı pazarlarında hak ettiği yere gelmesi içindir.

Ne yazık ki bilinçsiz bir şekilde yapılan bal hasatları yurdumuzda bazı bölge arıcıları hariç, veya o yörelerimizde başka tür balın bulunmayışından dolayı, bir noktada mecburen kendine özgü bal çeşidi olarak hasat edilmektedir.
Örneğin, çam balını ele alalım. 

Çocukların bal tüketimine gerçekten çok büyük yararları olan bir bal çeşididir. 
Bilinçli tüketiciler tarafından ısrarla sorulmasının sebebi ise, çam balı, çiçek balı değildir. Çam ağaçlarının (Her bölgedeki çamlarda bulunmaz) dallarında olan kanamalardan elde edilmektedir. Öte yandan çam balı, Basra böceği diye bilinen bir böceğin, çam ağaçlarının dallarında yaptıkları zedeleme sonucu ortaya çıkan usarenin arılar tarafından kovanlara taşınması sonucu toplanmaktadır.

Yurdumuzun Muğla ili başta olmak üzere, Aydın, Edremit, Çanakkale ve Antalya ilimizin kıyı şeritlerinde bulunan çam ormanlarında yoğun halde bulunmaktadır. 

Şimdi konumuza ülkemiz arıcılığı açısından bakacak olursak, İçinde polen bulunmayan ve çocuklarda alerjik reaksiyonlara sebebiyet vermeyecek olan çam balımızın, dünya bal pazarlarında gerçek yer ve değerinde olduğuna tüm meslektaşlarım ve yetkililerimiz inanıyor musunuz? 

Bazen tv izlerken, Avrupa ülkelerinin üretmiş oldukları en basit bir ürünlerini ne kadar itina ile reklamını yaptıklarını mutlaka görmüşünüzdür. 
Buradan yetkili Bakanlık ve yetkili kurumları, Avrupa’nın izlediği yolu takip etmeleri ve yurdumuzda bulunan balların, bilimsel metotlara uyulması şartıyla dış pazarlara satılması hususlarında duyarlı olmaya davet ediyoruz

Yurdumuz arı ırklarının zenginliği bakımından dünyanın sayılı ülkeleri arasındadır; hatta benim kanaatimce ilk sıradadır. Arı ırkları konusunda Marmara Bölgesi’nden (yani Trakya’dan) başlamak gerekir. 
Bölgelerimizdeki arı ırkları deyince ana hatlarından bahsetmek istiyorum. 
şöyle ki, ana hatlardan düzenli bir şekilde ayrılarak meleze doğru uzaklaşma diye bilinen F1, F2, F3 ve sonrası değil de F1 ve geriye dönük 1.saf jenerasyon (G1) leri anlatmak isterim. 

Kısaca seyyar gezginci arıcılığın tamamen yaygınlaştığı yurdumuzda ana hatlar artık sun’i tohumlama ve koruma alanı ilan edilerek saflığı korunabilmektedir. 
Trakya Bölgesi denince aklımıza Karniol Arısı (Apis Mellifera Carnica) gelmektedir.Her ne kadar Trakya bölgesinde F1’lerinin bulunduğu söylenmiş isede bu saf hat karniol arısı değildir.

Eğer bu işi bilen ve gerçekten gönül veren meslektaşlarımız , bu arı üzerinde suni tohumlama sistemiyle, geriye genetik özellikleri yakalama çalışmaları yaparlarsa çok harika bir ırkı ortaya çıkartacaklarından eminiz. 

Yurdumuzda suni tohumlama yapma müsaadesi olan kurum veya kuruluşlarda saf hattı bulunan karni ol arısı gerçekten harika bir arı ırkıdır.